Eşcinsel Yaşamın Zorlukları

Kişiler, eşcinsel olduklarını genellikle ergenlik döneminde fark ederler. Bir kısmı ise çoğunlukla eşcinsel eğilimlerini uzun süren ve kendileri için tatmin edici olan heteroseksüel bir cinsel yaşam sonrası fark edebilir. Bir kısım insan da, ömür boyunca bu kimliklerini gizli tutmakta ve eşcinsellikle ilgili düşünce ve duygularını eyleme geçirememektedir. Çünkü eşcinseller, toplumda yaygın olan eşcinsellere yönelik kaygı, korku ya da nefret nedeniyle cinsel yönelimlerini bir süre ret ederler ve kendilerini heteroseksüel ilişki kurmaya veya karşı cinse ilgi duymaya zorlarlar. Çünkü eşcinsel yaşam zorlularla doludur. Ama eşcinseller ilerleyen yıllarda, ekonomik ve toplumsal anlamda yer edindiklerinde, kendilerini daha rahat ifade edebilme yetisi kazandıklarında, sosyal konumları ve kişilikleri sağlamlaştıkça, kendilerine güvenleri arttıkça, hayatlarını kendi istedikleri doğrultuda yaşama isteklerini eyleme dönüştürmeye ve eğilimlerini açığa vurmaya başlarlar.

EŞCİNSEL YAŞAMDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER…

Eşcinsel yaşamda dikkat edilmesi gereken ana başlıklar şunlardır:

1-ÖNCE SAĞLIK…

Eşcinsel yaşamda sık görülen partner değiştirme alışkanlığı yüzünden başta AİDS olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma riski yüksektir.

2-GELECEK VE İŞ KAYGISININ DAYANILMAZ AĞIRLIĞI…

Eşcinsel yaşamın toplum tarafından onaylanmaması ve toplum tarafından çok yanlış bir şekilde çeşitli engeller çıkartılması pek çok eşcinsel için gelecek kaygısı yaratmaya başlamıştır. Geleceğine güvenle bakamayan ve işini her an kaybetme endişesi duyan eşcinsel bir kişinin anksiyete yaşaması ve kısa sürede maddi kazanç elde ederek geleceği belirleme çabası sık görülen bir durumdur. Geleceği belirlemek için kolay ve hızlı para kazanmaya yönelik yanlış açılımlarda kişiyi bekleyen tehlikelerden biridir.

3-ONURLU BİR YAŞAM….

Günübirlik ve sığ yaşanan ilişkiler gay kültürüyle birleşince eşcinsel kişiyi bekleyen en büyük tehlike haysiyet ve onurunu kaybetme ihtimalidir.

4-AİLE DEĞERLERİNE SAYGI…

Eşcinsel bir birey kendi haysiyet ve onuru gibi ailesinin haysiyet ve onurunu da düşünmek zorundadır. Ailesiyle beraber yaşayan ve ortak bir kaderi paylaşan eşcinsel bir kişi, yaşadığı ilişkilere, Internet sohbetlerine, yazışmalarına veya web sitelerde kendini deşifre etme konusunda çok dikkatli olmak zorundadır.

İNSAN ONURUNA SAYGI…

Eşcinseller cinsel yönelimlerinden dolayı dışlanma, damgalanma, utanma, şiddet görme, cinsel tacize uğrama gibi sorunları yaşamaktadırlar. Cinsellik ve cinsel yaşam kişiye özeldir ve kişilerin bunu gönül rahatlığıyla yaşayabilmeleri gerekir. Özel yaşam, müdahale edilemez bir insanlık hakkıdır. Cinsel özgürlüğün ve cinsel yaşamın da bu alanda önemli bir yeri vardır. Bu nedenle cinsel tercihlerini toplum normlarında yaşayan eşcinsellerin dışlanmaları, şiddete maruz kalmaları ve yalnızlığa mahkûm edilmeleri yanlış bir davranıştır. Şiddet her ne sebeple olursa olsun kabul edilemez bir insanlık ayıbıdır. Bu ayıba maruz kalan eşcinsellerde alkol, madde bağımlılığı, intihar girişimi ve depresyon gibi sorunlar da sık görülebilmektedir. Tüm dünyada şiddet ve her türlü fuhuş kötülenir ve cezalandırılır. Ancak asıl olan insanın insana, insan onurunu zedelemeyecek bir şekilde davranmasıdır.

HOMOFOBİK SAPLANTILARI OLAN KATİLER…

Gizli kapalı duvarlar ardında ilişki yaşamak zorunda bırakılan eşcinseller barlar veya chat sitelerinde tanıştıkları ve hiç tanımadıkları insanlarla birlikte oldukları için, bir anlamda ortaya hayatlarını koymaktadırlar. Şu ana kadar birçok eşcinsel homofobik saplantıları olan katiler tarafından canice öldürülmüştür. Birçok eşcinsel de maalesef böyle büyük bir yaşamsal riskle ilişkilerini idame ettirmek zorunda bırakılmıştır. Eşcinsel ilişkilerini idame ettirebilmek adına tanımadığı insanlarla görüşen eşcinseller savunmasız ve narin insanları hedef olarak gören hırsızlar tarafından da hedef olarak görülmektedir. İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu sorunların kaynağında; emperyalizmin ekonomik, siyasal ve varoluşsal boyutlarında sömürüsü bulunmaktadır. Sömürü dengesizliklere neden olmakta, yabancılaşma sorununu beslemekte, yabancılaşma insanı insan olarak tanımlayan kanıtlarda tahribatlara yol açmakta ve bencil-hırslı insan tipini ön plana çıkartmaktadır. Eşcinsel yaşamlarından ötürü aileleri ve ait oldukları sosyal çevreden kopan genç yaştaki eşcinseller, kimi zaman kolay yoldan para kazanmak adına, kimi zaman da eşcinsel kişinin o anki zor durumundan faydalanmak isteyen art niyetli kişiler tarafından fuhuş bataklığına sürüklenmektedir.

EŞCİNSELLİK KONUSUNDA İKİYÜZLÜ DAVRANILIYOR…

Toplum genellikle sahnede eşcinselleri alkışlama ve sokakta gördüğünde ise dışlayarak aşağılama eğilimindedir. Türk toplumu eşcinsellik konusunda ikiyüzlü davranmaktadır. Özellikle son yıllarda, eşcinselliğin medya tarafından hem hedef olarak gösterilmesi hem de her bireyin kendiyle bütünleştirebileceği bir üst kimlik olarak sunulması ve erkek egemen bir toplum olan ülkemizde, erkek eşcinsellerin doğrudan bir dışlanmaya veya aşağılanmaya maruz kalırken, kadın eşcinsellerin cinsel bir obje olarak görülmeleri de ikiyüzlülüktür. Ayrıca Türkiye eşcinseller açısından bakıldığında reddedici ve kabul edici olmayan ülkeler gurubuna yakındır. Ülkemizde cinsiyet rolleri kesin sınırlarla ayrılmıştır. Kadınsı davranan erkeklere tepki vardır ve karşı cinse ait davranışlar göstermek eşcinsellikle eş tutulur. Hatta aktif rolde eşcinsel ilişki çoğunlukla erkek baskınlığının bir özelliği gibi görülür ve pasif roldekiler eşcinsel olarak nitelenir. Ancak eşcinsellikte aktiflik veya pasiflik diye bir kavram yoktur. Kendi cinsiyle ilişkiye giren herkes, aktif olsun, pasif olsun eşcinsel yönelim içindedir.

İNSAN HAKLARINA SAYGILI OLUNMALIDIR…

Toplum olarak eşcinsellere karşı olmamak gerekir. Eşcinsellerin yaşadıkları sorunlarla daha kolay başa çıkabilmeleri için haklarını savunmaları gerekir. Eşcinsellerin saygın ve ahlaki değer yargılarına uygun yaşam tarzlarına, örgütlenme haklarına, varoluş ve özgürlük mücadelelerine, kendilerinin daha fazla görünür olmayla ilgili yaptıkları çalışmalara karşı olunmamalıdır ve saygı duyulmalıdır. Çünkü eşcinsellik bir virüs gibi bulaşan bir şey değildir, özgürleşen bir dünyada varlığı daha fazla hissedilen bir yaşam tercihidir. Ancak çok yanlış bir şekilde eşcinseller, AIDS’in heteroseksüel nüfusa geçmesinden sorumlu kişiler olarak sıklıkla günah keçisi ilan edilmişlerdir. AIDS’in ilk ortaya çıktığı yıllarda teşhis konan hastaların çoğu eşcinseldi, fakat hastalığın belli bir süre sonra eşcinseller dışında da görülmesi, hastalığı sadece eşcinsellerin taşıyabileceği tezini çürüttü. Yani AİDS sadece eşcinsellerin bir sorunu değildir, tüm insanlığın ortak bir sorunudur.

Bir önceki yazımız olan Kadın Eşcinseller başlıklı makalemizde lezbiyen eşcinsellik ve lezbiyen yaşam tarzı hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
247 okuma
2 Temmuz, 2017
sohbet
sohbet

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


300x250 reklam

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?